KULUNCAK
Biter mi ki sana hasretim âhım?
Biraz eğlenip de durmaya geldim.
Elbette niyetim sıla-i râhim
Dağını taşını görmeye geldim.
Yetmiş beşte çıkıp gittim buradan
Tam kırk yedi yıl geçmiş aradan
Kavuşmayı nasip etti yaradan
Ayrılık hesabın vermeye geldim.
Alayım gönlünü hem küslerimin
Taziyesini verem tüm yaslarımın
Akraba eş ve de can dostlarımın
Halını hatrını sormaya geldim.
Hasretin içimde gizli bir yara
Gurbet ateşiyle yanmışım nâra
Yarenlerle gidip orta punar’a
Gezip de kendimi yormaya geldim
Gö bayıra çıkıp şöyle bakmaya
Çocukluğuma inip sinem yakmaya
Öğlen sıcağında gidip Tohma’ya
O buz gibi suya girmeye geldim.
Rüyamda ağlatan gecelerim var
Sen de yaşadığım acılarım var
Sevdiğim insanlar bacılarım var
Hasret zincirini kırmaya geldim.
Ne kadar severim bilesin seni
Mecnun ile leyla vardı ya hani?
Çok şükür kavuştu Âşık Yeydâni
Seninle muradım ermeye geldim.







